“Aşırılıklar İçinde Sırat-ı Müstakim’i Bulabilmek” yazı serisinde, insanı, evreni, tarihi ve vahyi konumlandırmaya çalıştım. Bu yazılarımda gördüm ki, insan, kendisini ve evreni anlamak için ne kadar çaba harcıyorsa, ne kadar zorluklarla karşılaşıyorsa, ne kadar çelişkiler yaşıyorsa,
Bu yazı, İnönü Üniversitesi öğretim üyelerinden Yrd. Doç. Dr. Ali Esgin’in, Hikmet Yurdu Düşünce-Yorum Sosyal Bilimler Araştırma Dergisi’nin haftalık sohbet programları çerçevesinde yapmış olduğu ve üç hafta süren sunumunun özetidir.
İslâm dinini anlamada, uygulamada, ortaya çıkan farklı görüşlerin belirli bir süreç sonunda bir kurucunun liderliğinde ve ortak düşünceler etrafında bir araya gelmelerinden, mezhepler oluşmuştur. Yani bir dinî gruplaşmanın adıdır.
Bugün 28 Şubat 1997 yılı post modern darbesinin, 13 cü yıl dönümü . 12 yıldır gündemden düşmeyen Millete rağmen, Millet’in tarafında gibi bir takım Vesayetçilerin yaptığı işgüzarların zulmüdür
Geçtiğimiz haftalarda yazdığım yazılarda modernizm üzerine okumalar yaptığımı yazmıştım. Bu okumalarım neticesinde ulaştığım kaynaklardan biri de Cemil Meriç’in Mağaradakiler kitabı oldu.
Neredeyse bir aydan fazladır yazdığım tüm yazıların özünde şunu söylemeye çalıştım:
Bugünkü Anadolu dinî kültür tarihini araştıranlardan bazıları bu kültürün oluşumunda Alplerin, alperenlerin, dervişlerin, din bilginlerinin,
ABD Büyükelçisi James F. Jeffrey, eşi Gudrun Jeffrey ve ABD Konsolosu Daria Darnell Tarsus Amerikan Kolejini ziyaret etmişler.
Ülke gündemini meşgul eden, bütün gazete ve televizyonlarımızda günlerce hatta aylarca gündemde tutulan konulara baktıkça, sanki başka işimiz yok mu diye düşünüyorum.
Aşırılıklar İçinde “Sırat-ı Müstakîm”i Bulabilmek” yazı dizisinin ilk iki bölümünde, tarihin, insanları ne kadar birbirinden uzaklaştırdığını
Yakın çevrem ve arkadaşlarım,atıcılık ile uğraştığımı,ne kadar sevdiğimi hatta gönül verdiğimi bilir
Geçtiğimiz Cuma günü yayınlanan Gazetemizde, sağ alt köşe de GÜNÜN- Şiiri başlığında, Belediye Başkan’ımızın bir Şiir’i yayınlandı.
Modernlik, sadece akılcılık ve ilericilik mi diye bitirmiştim geçen yazımı. Batıya ait bütün kavramlarda olduğu gibi, modernlik kavramında da Batının kelimeye yüklediği anlam ön planda tutularak düşünülmelidir.
Kur’an’ı Kerim’de yer alan resuller içerisinde, hakkında en az bilgi bulunan peygamberlerden birisi de Eyyub peygamberdir.
Geçen haftaki yazımda tarihin doğruyu bulmak adına ve uğruna, insanları ne kadar savurduğunu ve birbirlerinden uzaklaştırdığını birkaç örnek ile anlatmaya çalıştım.
Çocukluk yıllarımda annemin günü olurdu. Gün dediysem şimdiki gibi paralı, altınlı, pastalı günler değildi.