Irkçılık Sorunu ve Türk-Kürt Kardeşliği

08.02.2010
“ Türk’le Kürt’ün farkı yokken bu fitneyi kim soktu?
Tarih boyu sinsi bir el üstümüze kin kustu.
Kız almış, kız vermiş akrabayız ezelden.
Şivemiz farklı olsa da, kökenimiz bir bizim.
Bayrağımız tartışılamaz, öz yurdumuz bir bizim.”
Burhaneddin Kocamaz
Geçtiğimiz Cuma günü yayınlanan Gazetemizde, sağ alt köşe de GÜNÜN- Şiiri başlığında, Belediye Başkan’ımızın bir Şiir’i yayınlandı. “ Kökenimiz Bir Bizim, “ başlığında yayınlanan Şiir’in altına imza atılır. Biz Müslümanlar olarak bindört yüz yıl’ı aşan zamandır bu böyledir ve böylede kıyamete kadar devam edecektir.
Müslüman toplum olarak, Osmanlı ve Cumhuriyet dönemimiz içerisinde bu böyle bilinmiş ve böylede devamı ola gelmiştir. Çünkü İslam tarihinden bu zamana kadar İslam dini emir ve nehiylerinde değişmeden devam etmesinden dolayı toplum olarak aramıza IRK’ ( kavimcilik ) fitnesi girmeden yaşamışız.
Fakat son 150 yıl öncesinden bu tarafa, yani Osmanlının son dönemlerine doğru Osmanlı Devletini Çökertmek için Irkçılık illetini aramıza sokanlar, acı ama gerçek Avrupa Devletlerinin içerimize soktuğu bir Hançerdir.
Bu hançer Cumhuriyet dönemi içerisinde devam etmiştir. Bu nedenden dolayı Osmanlı devleti sonlarına doğru ve bugün bir çok aydın din ve bilim adamları yazdıkları makalelerde Irkçılığı ret etmişlerdir. Irkçılık İlletine düşülmemesi için “ İslam’da Davayı Kavmiyet ” isimli ilk eseri yazan Babanzade ahmet Naim Efendi eserinde İslamda Irkçılığın yeri olmadığını göstermişlerdir.
* * *
Diğer taraftan İstiklal Marşımızın yazarı Mehmet Akif ERSOY Safahat’ında, Süleymaniye kürsüsünde, Başlığında yazdığı uzunca olan Şiirinde:
“ Müslümanlık sizi gayet sıkı, gayet sağlam,
Bağlamak lâzım iken, anlamadım, anlayamam,
Ayrılık hissi nasıl girdi sizin beyninize?
Fikr-i kavmiyyeti Şeytan mı sokan zihninize?
Birbirinden müteferrik bu kadar akvamı,
Aynı milliyyetin altında tutan İslâm’ı,
Temelinden yıkacak zelzele kavmiyyetir:
Bunu bir lâhza unutmak ebedî haybettir.
Arnavutlukla, Araplıkla bu millet yürümez..
Son siyasetse bu, hiç böyle siyaset yürümez.
Sizi bir aile efradı yaratmış Yaradan;
Kaldırın ayrılık esbabını artık aradan.”
Bir başka Şiirinde ise,
”Müslümanlık da anasır mı olur ne gezer
Fikri Kavmiyeti Telin ediyor Peygamber,”
diyerek Irkçılığın topluma yapacağı Fitneyi açıklıyordu.
Irkçılık, insanlık tarihi içinde uzun bir geçmişe sahiptir. Eski Yunan, Roma, Mısır toplumlarında egemen uluslar kendilerinin doğal üstünlüklerine inanırlar, kendilerinden olmayan ulusları ikinci sınıf insan, dolayısıyla köle ve hizmetçi olmak üzere yaratılmış topluluklar olarak değerlendirirlerdi. İsrailoğulları gibi kimi toplumlarda ise ırkçılık dini bir nitelik kazanmıştı. Kendilerinin seçilmiş ırk olduklarına inanan israiloğulları, İslâm’ın tebliğ edildiği dönemde, sırf kendi kavminden olmadığı için Hz. Muhammed (s.a.s) efendimizin Peygamberliğini kabul etmemişlerdi.
* * *
Irkçılık üzerine Hadisi Şerif alarak konumuzu tamamlayalım: “ Irkçılığa (asabiyyeye) çağıran Bizden değildir; ırkçılık için savaşan Bizden değildir; ırkçılık üzere, asabiyye uğruna ölen Bizden değildir.” (Müslim İmâre 53, 57, ve …)
“Asabiyet (kavmiyetçilik) davasına kalkan, onu yaymaya çalışan, bu dava yolunda mücadeleye girişen Bizden değildir.” (Ebû Dâvud, Edeb 112)
Rasûlullah (s.a.s.)’a soruldu: “Kişinin soyunu, sülâlesini (kavmini, ulusunu) sevmesi asabiyet (kavmiyetçilik, ırkçılık) sayılır mı?” Hz. Peygamber şöyle cevap verdi: “Hayır. Lâkin kişinin kavmine zulümde yardımcı olması asabiyettir / kavmiyetçiliktir.”(Ahmed bin Hanbel, 4/107, 160;ve..)
“Aziz ve Celil olan Allah sizden câhiliyye devrinin kabalığını ve babalarla övünmeyi gidermiştir. Mü’min olan, takva sahibidir. Kâfir olan ise şakîdir. Siz, Âdem’in çocuklarısınız. Âdem de topraktan yaratılmıştır. Bazı adamlar, (kâfir olarak ölen) kavimleriyle övünmeyi terketsinler. Çünkü onlar cehennemin kömüründen bir kömürdürler yahut onlar, Allah indinde burnu ile pislik yuvarlayan pislik böceğinden daha aşağıdırlar.” (Ebû Dâvud, Edeb 120, hadis no: 5116)
“Müslüman cemaatten ayrılan ve itaat yolunu terketmiş olarak ölen kimsenin ölümü, câhiliyye ölümüdür. Ümmetime karşı harekete geçerek mü’minin imanına saygı duymaksızın ve sözleşmeli bulunduğu kimseye karşı olan ahdine vefâ göstermeksizin suçlusuyla suçsuzuyla bütün ümmetimi vurmaya kalkışan kimse Benim ümmetimden değildir. Asabiyet / ırkçılık duygusuyla öfkelenen, asabiyet uğruna savaşırken yahut ırkçılık davası güderken körü körüne açılmış bir bayrak altında ölen kimsenin ölümü câhiliyye ölümüdür.” (Müslim, İmâre 57; Nesâî, Tahrim 27; İbn Mâce, Fiten 7; Ahmed bin Hanbel, 2/306, 488. “Kim hevâsına uyarak bâtıl yolda cenk eder, kavmiyetçiliğe (asabiyet) çağrıda bulunur veya kavmiyetçiliğin sevkiyle öfke ve tehevvüre kapılırsa, câhiliyye ölümü üzere (kâfir olarak) ölür.” (İbn Mâce, Fiten 7)”Bir kimseyi ameli geri bırakmışsa, nesebi, soyu onu kurtaramaz, yükseltemez, ilerletemez.” (İbn Mâce, Mukaddime 17, hadis no: 225)
“Allah indinde en şerefliniz takvâca en ileri olanınızdır. Arabın Arap olmayan (acem) üzerine bir üstünlüğü yoktur. Arap olmayanın da Arap üzerine bir üstünlüğü yoktur. Siyah derili olanın beyaz derili üzerine bir üstünlüğü yoktur, beyazın da siyah derili üzerine bir üstünlüğü yoktur. Üstünlük sadece takva iledir.” (Cem’u'l-Fevâid, 1/510, hadis no: 3632)
Irkçılık üzerine Kuranda ayetler olmasına rağmen biz sadece hadisi Şerife yer verdik, umuyoruz ki konu anlaşılmış olduğudur.
Belediye Başkanı Burhanetdin Kocamaz’ın da Şirinde değindiği gibi: “Kız almış, kız vermiş akrabayız ezelden./ Şivemiz farklı olsada, kökenimiz bir bizim./Bayrağımız tartışılamaz, öz yurdumuz bir bizim. “ bizde bu anlamda gördüğümüz Başkanın Şirinin altına imzamızı koyarız.
Popularity: 8% [?]













BAYRAM
Mevlâ bizi af ede
Gör ne güzel iyd olur
Cürm ü hatalar gide
Bayram o bayram olur
Bardakoğlu, `Kadir Gecesi, Kur`an`ın övdüğü, esenlik ve güvenliğin her tarafa yayıldığı, sema kapılarının açıldığı, dua ve tövbelerin kabul edildiği kutlu bir gecedir` dedi
Prof. Dr. Abdülaziz Bayındır Hocamızın sitemizde yayınlanan ‘ Türkiye’de En Az 40 Dakika Fazla Oruç Tutturuluyor’ yazısına Diyanet 'ten gelen şöyle cevap geldi:

