Çarşaf Yırtma Meselesi

08.03.2010
CHP yi tarif etmeye maalesef dilim varmıyor. Hâlâ o köhne düşünceye takıldığı yerde durduklarını görüyor ve üzülüyoruz.
21 asra vardığımız şu zaman diliminde, dünya her gün değişmesine rağmen, hâlâ o önünü görmemeye çalışan siyasi düşünce içerisinde kalmanın anlamını daha anlamadıkları ve anlamamaya devam etmeye çalışmaları bu düşünce ile ne bir Fert, nede bir toplum fayda görmez, görmediği gibi göstermelerde özrüne devam ederler.
Atatürk’ün kurduğu bir CHP’yi çağın gerisine düşüren zihniyet bu demek ki !..
Bugün yine Atatürk’ün hedef gösterdiği “ ÇAĞDAŞ UYGARLIK SEVİYESİNE TÜRKİYE’NİN ULAŞTIRILMASI “ nı engelleyen bu zihniyettir ki !, Halka arkalarını dönmüş olarak, Kendi değerlerine Saldıran çağdışı anlayışın ürünü bu zihniyetin temsilcilerini, acaba atatürk hayatta olmuş olsaydı !, inanıyorum ki bu köhne zihniyeti temsil edenleri elinin tersi ile huzurundan kovacaktı .
Ne yazık ki, Hayat ta olmadığını bilen bu çağdışı zihniyetin sahiplerine “ başka bir Ülke bulmalarını” isterdi.
Çünkü Atatürk kimsenin kılığı, kıyafeti ile uğraşmamış ve Nice Çarşaflı Bayanlar ile Resimleri vardır. Eşi Latife Hanım da bunlardan biridir.
Arzu edenlerin, Mersin ve Tarsus a geldiklerinde, Latife Hanımın üzerinde dış elbise olarak giydiği ÇARŞAFI ile görürler.
* * *
Haberde: “ Mersin’de hilafetin kaldırılışının 86. Yıldönümü nedeniyle bir araya gelen yaklaşık 100 CHP’li kadın yanlarında getirdikleri çarşafları yırttı. Atatürk Caddesi’ndeki Atatürk Evi önünde toplanan CHP İl Kadın Kolları Başkanı Havva Ongunsel, “Ülkemiz üzerinde kara bulutlar dolaşıyor. Türkiye Cumhuriyeti’ni tehdit edenlere karşı birlik olmaya, devrimlerimize sıkı sıkı sahip çıkmaya devam edeceğiz” diye konuşmuşlar ..
” CUMHURİYE’E SAHİP ÇIKMA ADINA “ yapılan eylemde, çarşafların parçalanma görüntüleri akıllara CHP’nin yerel seçimler öncesi yaptığı, hem parti içerisinde hem de kamuoyunda büyük ses getiren “çarşaf açlımı”nı aklımıza getirmişti.
CHP Genel başkanı Deniz Baykal, 29 Mart 2009 yerel seçimlerinin propaganda sürecinde 2008′in Aralık ayında İstanbul Eyüp’te partisine katılanlar arasında yer alan çarşaflı kadınlara rozet takmıştı !..
Uzun yıllardır gördüğümüz ve çalışmalarını okuduğumuz CHP gitmiş yerine daha Özgürlükçü bir siyasi parti CHP gelmiş zannetmiştik !. Yanıldığımızı Mersin İl başkanlığı kadın kolu önderliğinde yapılan eylemde, “ Çarşaf Yırtmaları “ ile değişen bir şey olmadığını, yine Atmış Yıldır Bildiğimiz CHP nin aynısı olduğunu bize hatırlattı.
Mersin CHP İl Kadın Kolları Başkanı tarafından yapılan konuşma sonrası “ ÇARŞAF YIRTILMASI “ kamuoyunda nefret ile anılmasına sebep olmuşlardır…
* * *
Geçtiğimiz 24 Ocak 2010 tarihinde İlçe Kongresini Yapan Tarsus CHP ilçe Başkanlığına gelen Avukat Yeşim Dağgeçen’i tebrik etmiş ve çalışmalarını kutlamıştık.
İlçe Başkanı Yeşim Dağgeçen’i “ Siyaset’te Yeni bir ses, CHP İlçe Başkanı …..” Başlığında yazdığımız yorumda değişen siyasi parti olduğuna inanmaya başlamıştım. Ama ne yazık ki yanılmışız !.
CHP İl başkanlığı Kadın Kollarının yaptığı Topluma karşı “ ÇARŞAF YIRTMA “ eylemini yapan bayanların anında partiden ihraç etmeleri gerekirdi. Son gelen haberde ise İstifa etmişler, ( veya Ettirilmişler !. )..
Toplum değişen dünya şartlarında, Türkiye nin yer almış olması ve İnsan Haklarında nasıl olunmasını yapılan Uluslar arası antlaşmalarda bunu teyid eden imzaların atılmış olması bile CHP Lİ Mersin İl başkanlığı Kadın Kollarında Çalışan bayanlarımıza hatırlatanlar olacağına inanıyoruz. Ve Değişen, Açılımdan yana olduğunu yapacakları davranışları ile Kamuoyuna verecekleri açıklamada göreceklerdir.
Hadi bayanlar bunu yaparken, Orada Bulunan İl Başkanı Yılmaz Şanlı da var. Basında yayınlanan Foto içerisinde görülmekte, İl Başkanı Olay Çarşaf Yırtma olmadığını açıklamışlar ama her şey ortada yerel ve Ulusal, Yerel Tv. Ve Basın haberlerinde, Dini Hassas Bayanların Giydiği Çarşafa işaret etmişlerdir.
Yetmiş iki milyonu aşan Nüfus ile Kardeşçe, Huzur Ortamında yaşanması gereken Ülkemizde Üç Beş Bayanın yaptığı eylemde asıl yapılması gerekenlerin, “ÇARŞAF YIRTMA“ ile olmayacağı ve değişen ve gelişen dünya şartları doğrultusunda açıklamalar olmalı değil mi ?.
Türkiye’nin Çağdaş dünya gelişiminde nerede kaldığımızı ve Atatürk ün konu Üzerine Sözlerinin hatırlatmaları en güzel olması gerekenlerdendi.
Uzun yıllardır Ülke üzerinde oynanan oyunlara dikkat çekerek, biran önce Hükümetin gerekli çalışmalarla, Türkiye’yi Huzura kavuşturması için uyarmalılardı.
Türkiye İnsanlarının artık kin, nefret, düşmanlık ve benzer insan haklarına aykırı çalışmaların sona ermesi için eylemlerde bulunmaları gerekirdi.
Türkiye yetmiş iki milyonu aşan nüfusu ile Kardeşçe yaşamalarına katkı yapacak çalışmalarını beklerdik !. Kadınlarımızın Modern dünyada nasıl hangi değerlere düşürüldüğünün, Kadınlarımızın düştükleri durumların tespiti yapılarak, Gerçek Kadın değerlerine kavuşmaları için gayret etmelilerdi. Bedenleri satma ile karşı, karşıya düşürülen kadınlarımızın İnsanca yaşamaları üzerine eylemler yapılmalıydı.
Aksi halde eylem yapan bayanların, Bu Zihniyet ile hiçbir Siyasilerin, Halkın gözünde değer kazanmaz, tam tersine Zayiata “ zayıflamaya “devam ederler…
Popularity: 8% [?]














BAYRAM
Mevlâ bizi af ede
Gör ne güzel iyd olur
Cürm ü hatalar gide
Bayram o bayram olur
Bardakoğlu, `Kadir Gecesi, Kur`an`ın övdüğü, esenlik ve güvenliğin her tarafa yayıldığı, sema kapılarının açıldığı, dua ve tövbelerin kabul edildiği kutlu bir gecedir` dedi
Prof. Dr. Abdülaziz Bayındır Hocamızın sitemizde yayınlanan ‘ Türkiye’de En Az 40 Dakika Fazla Oruç Tutturuluyor’ yazısına Diyanet 'ten gelen şöyle cevap geldi:


Ali baba ve kırk haramilerde işaretlenmiş kapı gibi;Rozetli çarşaflar yırtılmayacak rozetsizler yırtılacak denmiştir…
Sevgili Alatlı’nın bir yazısında bahsettiği gibi başörtüsü sorunu kadının kadına ihaneti gibi algılanabilir..Açıklama ve yorumumu sunayım bu konuda..yani bu demek oluyor ki;yaklaşık yüz yıldır,kendini topluma kabul ettirmeye çalışan erkek egemen bir düzende kendine yer edinen(ki burada erkeklerin gönül gözü değil biyolojik gözüyle belirlediği kriterlerine uygun)kadınla,başörtüsünü savunan kadının restleşmesine tanıklık ediyoruz.Bu da gayet doğal bir çatışmadır,kadın uğraşacak didinecek mücadele edecek başörtüsünü engel gören bir zihniyetin içinde ki; başörtüsü heva ve hevesin dizgini gibi algılanır,böyle bir durumda kadının toplumda yer edinmesi mümkünmüdür?Erkekegemen toplumun çarşaf karşıtı kadınıyla erkek egemen toplumun çarşaf yanlısı kadınının savaşıdır bu.bana göre olması gereken toplumun erkeksi zihniyetten kurtarılmasıdır..her iki taraf da sonuçta erkeğe hizmet etmektedir. aslında farkeden çokta fazla birşey değil.terazinin ayrı kefeleri gibi görünüp aslında aynı kefede tartılan kadınlardır..şimdi diyeceksiniz ki Allah’ın emridir başörtüsü,bunu gerçekten de Allah’ın emri diye takan kaç başörtülü tanıyorsunuz?Gelenek olmuş diye,kocası babası abisi istiyor diye başörtüsü takanlar yok mu?bu yüzden kullandım erkekegemen toplumun başörtülü kadınları kavramını…istisnalar kaideyi bozuyor efendim, bozmuyor demek iddialı bir savunma olur.
CHP’ye gelince;eski komünistlerden kim kaldı ki,akl-ı selimlerin kimi darağacına kimi zindana gitti..Kalanları da kırpıla kırpıla yıldız oldular Amerikan Bayrağına,şimdi birçok kapitalist komünistimiz var..sonu hayrolsun…saygılarımla…